|
OSMANIN AĞIDI
Aman benim anamda yol üstüne çıkarsa
Sarı saçlarını kelep kelep yolarsa
Nerde benim oğlum diye de sizlere sorarsa
Ağlatman anamı yolda den bari oyy
Karşıdan görünende halidin yazlık
Gardaşlarım yok ki getirse azık
Suçsuzum hakim bey bana da yazık
Bu dert beni oylum ,oylum yer gider
Karacahasan köyü derlerde düzlük ovalık
Bir adam geliyor da ağzı doğalı
Asmayın hakimler bana da yazık
Bu dert beni oylum,oylum yer gider
Karacahasan kıyısıda bağ ile bostan
Ayrılıyorum anam ahbabdan dosttan
Gel otur yanıma yiğenim Osman
Bu dert beni oylum,oylum yer gider
MEHMEDİN AĞIDI
Adım mehmed tir de, soyadım AYDOĞAN
Azığıma koydum bir kuru sağan
Arkamdan okudun sizlerde kur’an
Yetimlerim size kaldı emanet
Ben öğrettim sana saz çalmayı
Ahbaplara küskün gittin dolayı
Emsallerin sensiz çeker halayı
Düğünlerde aranıyon memedim
Motora bindimde yedim ayazı
Duvarda asılı o güzel sazım
Sensiz geçirdikte dördüncü yazı
Hiç aklımdan çıkmıyorsun memedim
Motora bindimde yarıldı başım
Henüz yirmi beşine girmişti yaşım
Ciğerden yanıyor Müslüm gardaşım
Yetimlerin bize galdı emanet
Köyümüz insanları,yüce Allahın yaratığı tabiata ve onun içindekilere bakış açısını,ona olan sevgisini,bizzat yaşadığı ve unutamayacağı anılarını,doğduğu topraktan ayrı kalınca ona olan
hasretini ,anasına,babasına olan özlemini,canından dahaçok sevdiği sevgilisine olan aşkını,amatörce içinden geldiği gibi kağıda şiir olarak dökmüş,kendinden sonrakilere bir anı olarak kalmasını istemiştir.İşte bu şairlerimizden bazı örnekler:
ODUN YAKALATINCA
Altın olmuş al ardıcın odunu
Hakim olan,hakim tutmaz gadını
Kütün gızda söylüyorum halımı
Hökümetin eline düştüm ağlarım
Hacı bağında da bizi tuttular
Erkekleri önümüze gattılar
Odunumuzu gantarınan darttılar
Hökümet eline düştüm ağlarım
Bizi goydukları darcana goğuş
Koluma vurdular da kelepcek gayış
İfademi alanda İsmail çavuş
Hökümet eline düştüm ağlarım
Aldılar tahramı bende isterim
Hakim beğim bana bi yol gösterin
Issız evde iki yetim beslerim
Hökümet eline düştüm ağlarım
EMİNE SÜLAHİ
GAZİ AKBIYIK’A AĞIT
Sıladan çıktımda mendil salladım
Ankara hastanesinden haber oyladım
Bilal guzumuda gördüm ağladım
Anlıma yazılmış bu kara yazı
Köstence döleğinede kurmayın Pazar
Kondurmayın sinekleri yareler azar
Nurettinim duyarsa karalar bağlar
Anlıma yazılmış bu kara yazı
Kara tren düdüğünü çalmadan gelmiş
Yiğit armağanını vermedem gelmiş
Gurbette guzularını da görmeden ölmüş
AlNıma yazılmış bu kara yazı
Yolcularda istasyondan seslenmiş
Bir yiğitte betonlara yaslanmış
Yağmur yağmış armağanı ıslanmış
Alnıma yazılmış bu kara yazı
derleyen Oguz özdemir
Buda hazim pervane için yazılmış agıt
sabahleyin kalkıp abdes aldım
başım dönerek namaz kıldım
eşim petekten durumu sordum
azrail peşimde döner
Abdesliydim çıktım yola
üçkere yolda yaptım mola
kahvede sohbet ettim güle güle
azrail gezermiş meyer peşimde
Dediler esnaf halı satıyor
beyendim yastıklar imza atıyor
azrail peşimde cehre satıyor
eve götürmeye mecal kalmadı
Mühsün arabayla eve götürdü
hevesleyip yaptıgım yataga yatırdı
yavrularım aglayarak yanıma oturdu
birdaha görmeye mecal kalmadı
Hacahmet yüzüme eymiş başını
yavrularım döket göz yaşını
zehir ettin felek emegimi aşımı
helallaşmaya dilim varmadı
Yusuf baş ucumda kuran okuyor
yoklar napzımı kalbim atmıyor
arnımdan soguk terler akıyor
genç yaşımda ölecegimi bilemedim
Elmadagdan halil gelsin
isa isakım suyumu döksün
asım yavrularım beni yıkasın
babasız yavrularım size doyamadım
Koymayın teneşire kızlarım gelsin
vasiyetim petege yasımı tutsun
doktor gelip muane etsin
doymadım dünyaya kararı versin
Mor koyunlar ağılda meleşir
al inekler agırda tepişir
derdim agır taşımıyor teneşir
ecel beslemiş meyer beni
Yudular teneşirde koydular sala
dört kişi omzunda düştüm yola
namazıma geleni almadı musalla
kabrim kazıldı dostlar elveda
İkindi sonu kabre koydular
türlü libası tenden soydular
eşim dostum başımdan ayrıldılar
dünya sizin ben dünyaya doymadım
Sorarsanız adım HAZİM
evlatlarım size benim nazım
annenize etmen hüzün
göç ettim dünyaya size ELVEDA
derleyen raziye aydın

BU SİTENİN SAHİBİ TÜM KARACAHASANLILARDIR.
|